Kendinden kaçan, kaçtıkça yakalanan ve yakalandıkça tekrar kopan bir metin Kaçışın Ürküsü. Zamanların ve mekânların birbirinin içinden geçerek çoğaldığı, dehşetini eksik etmeyen bir çiçek dürbünü. Bu dürbünden okur belki kaos, belki toplumsal ya da bireysel bir şizofreni, belki de hezeyanlı bir tarih yazma çabası görecek. Kesin olan tek bir şey var: Bu bir kaçış öyküsü. Avni'nin kendinden, bedenin…
"Rimbaud. Şair. Kâhin. Ardından yazılan her dizeye yankısını kazıyan iki mektup. Şairin manifestosu. Koşulsuz modernliğe davet. Devrim ateşi. Ayberk Erkay'ın derleyip çevirdiği Kâhinin Mektupları, Arthur Rimbaud'nun 1871 tarihli iki emsalsiz mektubunu, Batı şiiri ve düşüncesinin dönüm noktası olan bu edebi çığlığı, elyazmaları ve açıklamalarla birlikte sunuyor. …şair doğmuş olmak gerek ve ben şai…
"Tıpkı okul ve kışla gibi, muktedirin ideolojik yapısını bütün çıplaklığıyla yansıttığı hapishane, yukarıdan aşağı örgütlenen toplumsal şiddetin hem bir parçası hem de yeniden üreticisidir. Suç ve suçlu kavramı yüzyıllar içerisinde değişmişse de"«içerdeki»" her zaman siyasal iktidarın düşman bellediği kesim ve sınıflar olmuştur. «„Suç“»un kendisini oluşturan faktörleri sorgulamadan normalleştirile…
"20. yüzyılın son kâhin-peygamberi Albert Caraco'dan tüm insanlığa bir lanettir Kaos'un Kutsal Kitabı. Nietzsche'den bu yana hiçbir filozofun gösteremediği yıkıcı gücü taşıyan, bir münzevinin kendisine «„rağmen“» kültleşen metni… Soğukluğu, dolaysızlığı ve berrak karamsarlığıyla eşsiz, bir «„nesnellik fanatiği“»nin bedduası… Üremeye, üretmeye ve tüketmeye bir reddiye; şehirlere, beton katmanların…
"Bak, diyor karga, gak diyor şairler."
"Dengê jibîrbûyiyan, di vî beşê duwemîn ê romanê de jî tê vegotin. Vebêjê romanê wekî ava çemê dîcleyê bê west û rawest her diherike, dibe dengê dîroka nêzîk û kevneşopiyên ewçend qehîm û kevnare yên navçeyê û însanê wê serdemê. Qehreman û vebêjê romanê, Biroyê Dirêj bi sebra Eyûb Pêxember, serpêhatî û serbûriyên jiyana xwe yek bi yek bêyî ku bêhna xwe teng bike ji xortên dilovan ên hawîrdor re ve…
"Aşkın gözleri kör eden efsunu sönümlendiğinde herkes kendi yoluna gider, kendi hikâyesini anlatmaya koyulurmuş. Sırlar, arzular ve bilinmezliğin ortasında yepyeni patikalar oluşur, yeni denizlere yelken açma vakti gelirmiş. Kadınlar Okulu, genç bir kadının ilmek ilmek dokuduğu hayallerinin güncesidir. Peki ama her sayfası şevkle, kalp çarpıntısıyla resmedilen bu günceyle can bulup filizlenen bir …
"İnziva Burçları'nın altbaşlığında «„quartet“» yazıyor: «„Bir Varmış Bir Okmuş“» + «„Plati“» + «„Mekik“» + «„Sır“» dörtlüsü, bir toz bulutu mahşerinde yaşamaya diklenerek dikkatle geri çekilmeyi seçmenin ufuk çizgisini tarıyor – burçların arkasında korunası değerlerimiz var. Bir meydan, bir ada, bir tımarhane hücresi, bir dağbaşında kayıt stüdyosu: Zorunlu ile gönüllü arası inziva halleri üzerine …
Zola'nın keskin kaleminden,paranın ve gücün egemen olduğu bir dünyada aristokrat, burjuva, esnaf, işçi ve köylü ailelerin ölüm döşeği, cenaze töreni ve yas sahneleri… Eşitsizliğin son nefeste bile hissedildiği 1883 tarihli beş özlü tablo, beş kısa öykü…
"Semra Bülgin, istihzadan kaçınan kalemiyle okuru kapı duvar gerçeklerin, kapanmamış hesapların, bastırılmış arzuların ve utkuların gizlendiği sırrı dökük aynalarda kendini görmeye davet ediyor. Kaçak oynadıkça kabul görme, ilendikçe kazanma, kaybettikçe hırçınlaşmaya meyleden karakterlerin ayakta ve hayatta kalma çabasının yüksek perdeden sesleri kadar, kırılgan iç çekişleri de doluyor kulaklara.…
İstanbul-Paris hattı, Batılılaşma hareketleri bağlamında, son 150 yıl içinde en önemli ekseni oluşturmuştur. Önce Osmanlı aydınının, sonra da muhalif Türk aydınını, edebiyatçısının, sanat adamının gözünde özgürlüğe açılan yolun simgesiydi bu güzergah. Salâh Birsel, her zamanki didikleyici yöntemi ve benzersiz üslubuyla, kültürel tarihimizin bu cephesine alabildiğine lezzetli bir bakış açısı getirm…
"Modern insanın içsel çelişkilerini konu ettiği eserleriyle Amerikan edebiyatının başkaldıran sayılı kalemlerinden Herman Melville, «„Yapmamayı tercih ederim“» cümlesini edebiyat tarihine ve okurların hafızasına kazıyan Kâtip Bartleby novellasında ölümsüz bir karakter yaratır. Avukatlık bürosunda kâtiplik yapan Bartleby'nin naif bir reddedişle başlattığı direniş sarmalı, dünyaya dair esaslı bir ba…
"Orhan Kemal Öykü Ödüllü yazar Zafer Doruk, uzun bir aradan sonra yeniden okurlarıyla buluşuyor. Çukurova'nın sıcağından ses veren bu yeni öykülerinde varoşlar tozu toprağıyla hayat bulurken coğrafyanın kendine has yaşam kültürü bütün renkleriyle elle tutulabilecek kadar canlanıyor. 12 Eylül darbesinden günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde; arka mahallelerin münhasır evleri, yasak aşkları, ev…
"Yıl 2013… Hızlanan kalp atışları, yükselen ateş ve kasılmalar; kızıla çalan yüzler ve vücutlar… Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor, kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç… Bir felaket, çığrından çıkmış bir salgın, yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor. Modern kurumlar birbiri ardına çökerken, teknoloji ve bilim işlevini…
"Günümüz İstanbul'unda turistik meyhaneleri dışında adı hemen hiç anılmayan Kumkapı, 1960'lı yılların ortalarına kadar Rumların, Ermenilerin ve Türklerin bir arada yaşadığı, azınlık kültürlerinin ağır bastığı, canlı ve renkli bir İstanbul semtiydi. Bugün denizle ilişkisi neredeyse tamamen kesilmiş ve şehrin en fazla tahribata uğramış semti olsa da Bizans döneminden bu yana İstanbul'un en eski lima…